23 Haziran 2008 Pazartesi

Şeytan Dörtgeni

Habib, Hasan ve Tuğrul.

Üç kişi ile ‘dörtgen’, dört kişi ile ‘şeytan üçgeni’ kurabilen, ayakları yerde iken pek kıymetli bulduklari çArşı’mızı nakşettikleri beyaz güvercinleri ile gökyüzünü dolaşabilen çocuklarimiz…Beşiktaş’lı çocuklarımız...

‘Ee, hadi bakalım çocuklar, anlatın biraz’ dedik. Sonra laf lafı açtı, biz fazla müdahil olmadan onlar bi çırpıda anlattılar. Okudukları okullardan dijitürk yayınlarına, kolasına maçlardaki vaz cayışlardan ellerindeki kitaplara, futbolcu transferlerinden tezahuratlarımıza kadar, sırasıyla top sektirir gibi anlattılar. Korumaya çalıştıkları kale bir ayak fazla, bir ayak eksik kimi zaman.

Habib : 12 yaşındayım, bu sene orta 2. sınıfa geçtim derslerim iyi abi.
Amcamın oğlu birgün geldi "sen Beşiktaş’lı ol" dedi. Neden ? dedim. Sen Beşiktaşlı ol dedi yine. Bende Beşiktaş’lı oldum. Babam Galatasaray’lı, evde tek Beşiktaş’lı benim.

Hasan : Ben de 12 yaşındayım, orta 2. sınıfa geçtim. Bugün seviye belirleme sınavına girdim, sorular kolaydı, iyi geçti ama okulda sınıflarımız çok kalabalık… Bazı derslerimiz de boş geciyor; öğretmen yok!

Tugrul : 14 yaşındayım. Dedem ve dayım sayesinde Beşiktaş’lı oldum. İyiki de olmuşum. Beşiktaş’ın 3 maçına gittim. En son Kasımpaşa maçına gittim. Biz girdik maç başladı. Daha ne olduğunu anlamadan 2-0 oldu skor. Sonra dua ettim yenelim diye (gollerin nasıl olduğunu tam hatırlamıyor, ama Delgodo’nun golü mükemmeldi, Cisse de gol atmıştı diyor ve gollerin anlatımını bizden istiyor).


Dakika 21…Dakika 21 oldu mu Pascal’ın ruhu konar Şeref Bey Stadi’na. Tello soldan derinlemesine ceza sahasına inip basti ortayi ve o sirada kale ağzında Kartal gibi yükselen Nobre ve gooooolllllll! Maçı 2-0 dan 2-1 yaptık şimdi.

Dakika 34…Korner kullanıyoruz deniz tarafındaki kaleye..Cisse, ilk golün atıldığı yerde bekliyor. Nobre attı, bende atarım der gibi bekliyor. Gelen ortaya sadece yükseliyor ve gol.

Dakika 69…Saldır Beşiktaşım oleyyy eşliğinde devam ediyor mac…Soldan korneri paslaşarak kullanmıştık. Delgado, Tello’ya yolluyor, ardından geri alıyor. Ceza sahasının tam köşesinden sağ ayağı ile öyle bir şut çıkarıyor ki Matias Delgado, o an tango zamanı idi. Ve artık skor istediğimiz gibi…Şeref Bey Stadı ayakta.

81. Dakika…Tello, soldan ceza sahasına kaçan Deli İbo’yu görüyor, ara pas ile İbo’yu topla buluşturuyor. Deli İbo harbiden deliriyor sanki o an. Rakibinin üstünden topu aşırıyor, o da yetmiyor ikinciden de aşırıyor. Hızını alamıyor, şutunu atıyor ama savunmadan dönüyor. Dönen top yükseliyor, kafalardan sekiyor, Nobre’nin önüne geliyor. Yatarak vole ile 4. golümüzü takıyor. İşte böyle bir maçtı çocuklar…


- Peki siz maçları nerede izliyorsunuz?

Hasan : Ben hiç maça gitmedim, televizyondan izledim hep. Evde ortak dijitürk var, Fener maçı hariç her maçı izliyorum. Babam Fener’e gıcık, onun maçlarını izlemiyoruz. Babam Trabzon’lu...Gece geç saatlerde maç olması benim için sorun değil; babam da kızmıyor zaten, beraber izliyoruz maçları...

Habib :.Ben de akrabalarımızda izliyorum maçları. Onlarda dijitürk var. İnönü’de daha hiç maç izlemedim çok istiyorum gitmeyi. Stadı yıkacaklarmış… İnönü stadını Dubai’li bir adam almış ‘el inönü’ olacak yazıyordu gazeteler, ama başkanımız 2010’u bekliyorum dedi. Neden dedi anlamadım.

- Biz de anlamadık.

Tugrul : Ben de Eroğluspor’un lokalinde izliyorum maçları ama avrupadan maç yayınlayacaklarına bizim maçları şifresiz verseler ya!? Basket maçlarını da televizyondan izliyorum. Bjk Tv’den de hentbol maçlarının tekrarını izliyorum. Internet sitelerini de takip ediyorum.

- En beğendiğiniz maç hangisi oldu peki?

Habib : Bu sene en çok deplasmanda Trabzon’u yendiğimiz maçı beğendim. 2-0 geriye düşmüştük. Sonra Rüştü haksız yere atıldı, kaleye Bobo geçince çok heyecanlandım. Trabzon son dakikalarda çok bastırdı ama biz bileğimizin hakkı ile kazandık. Trabzon’un bi topu da direkten çıkmıştı.

Hasan : Son Manisa maçı çok güzeldi, hep öyle oynasak şampiyon olurduk. Bi de Fener maçına çok üzüldüm. Şerefsiz hakem penaltımızı vermedi.

Habib : Kazım’ın açtığı ortadan önce top taca çıkmıştı.

- Peki ya tezahuratlarımız? En çok hoşunuza gidenler hangisi?

Hasan : -Yağmurlu bir günde görmüştüm seni- tezahuratı en sevdiğim tezahurat. Sonra, -Allah affeder çArşı affetmez – bi de -Burası Beşiktaş Alayına Gider- bestelerini çok seviyorum. Hatta okulda hep söylüyorum ...

Habib : -Bu sene şampiyon görelim sizi- ...bi de -Kartal gol gol gol- tezahuratını çok beğeniyorum. Televizyonda maç izlerken bile heyecanlanıyorum. "futbolcularda heyecanlanıyor, oynayamıyorlarmış" olur mu abi öyle sey yaa.

Hasan : Şehitler ölmez vatan bölünmez bayrağı da çok etkileyiciydi, onların da gıcığına

gitti.


- Beğendiğiniz futbolcularımız kimler?

Tuğrul : Delgado’yu çok beğeniyorum. Biraz da hırslı olsa…Tello da iyi, bi de Cisse ama O da hırslı değil.

Habib : Bende Delgado’yu beğeniyorum. Bak abi, formamı da "Delgado" aldım.

- Pazardan almışsın. Bak başkan görmesin kızar sonra.

Başkan beni nerde görcek ki abi?

Habib : Rüştü’yü, Tello’yu bir de Holosko’yu beğeniyorum. Bir de Aydın’ı., Aydin’i satmasınlar abi.

Hasan : Ben de futbolcu olmak istiyorum. Olamazsam mimar olurum… yani olmak istiyorum.

Tuğrul : Stad yıkılmasın, çArşı kapanmasın! Avrupa’nın en tanınmış taraftar topluluğu.

Hasan : Dünyanın o’lum ne Avrupa’si…

Tuğrul : Tamam, işte stad yıkılmasın. Yıkılacaksa da maçlar Anadolu’da oynansın, taraftar öyle istiyor, okudum. Veya Seyrantepe yapılana kadar yıkılmasın, sonra onlar oraya gidince biz de Ali Sami Yen stadını kiralayalım, orada oynayalım...

Habib :Yıkılmasın abi ya, ben maç izlemedim orada daha.

Tuğrul : Abi ben Bjk Tv’ye yazıyorum; şu oyuncuları alın diye, ilgilenmiyorlar ama alt yazıda geçiyor. Bana Ertuğrul Hoca ile Sinan Engin’in mail adresleri lazım. Onlara futbolcu önercem.(tıhıgo neves kaleye akım feyez rus tigogo silva korintiyastan eduardo)

Hasan : Aydın Karabulut gitmesin, Sivas defansını dağıtmıştı. Hakan Arıkan’ın yerine de Ivankov alınmalı...

Tuğrul : Abi, ben başkan olsam gençlere önem verirdim. Gelecek vaad eden 50 futbolcu var, Brezilya’ya gider U21 leri izlerdim. Oradan genç, yenetekli ve ucuz topcuları alırdım, sonra onları satardım. Bi de en iyi Türk futbolcuları takıma toplardım. Başarı gelince para da gelir, para gelince de borçları öderdim...

Habib: Abi, bi de Serdar’ın sigara içmesi cok yanlış. İçkide içiyormuş, fazla içmesin, tıkanır ölür. Holosko için de çok pahalı diyorlar, ama Holosko’nun gelmei ile Nobre canlandı.


Hasan
: İbrahim Üzülmez gitsin artık, çok yaşlandı. Bobo’yu satsınlar, golcü alsınlar.

- Bobo golcü değil mi?

Hasan : Değil (gülüyorlar)

Tuğrul : Yuutub’da Eduardo’yu izledim abi, çok iyi futbolcu, O’nun alınması lazım...


- Hocamızı nasıl buluyorsunuz?

Habib : Ertuğrul Hoca iyi değil.. Luçesku gelsin.

Hasan : Evet, Luçesku gelsin. Ben teknik direktor olsam oyuncuma, Runi gibi ol, topu kaptırınca rakibin peşini bırakma, topu almadan da gelme diye motive ederdim

Habib : Gomis ile Mehmet Topuz’u alırsak sampiyon oluruz. Gomis kalıplı Mehmet Topuz’un da iyi şutları var.


- Kitap okuyor musunuz?

Tuğrul : Kitap okumuyorum, Fanatik gazetesi okuyorum. Oradan Beşiktaş resimlerini kesip biriktiriyorum. Bi ajandam var ona yapıştırıyorum...

Hasan : Kardelenler diye Ayşe Kulin’in kitabını okuyorum.

Habib : Ben -robin hud- okuyorum şimdi. Fortiz kupasını kazanan takımımızın posterini defterime yapıştırmıştım. Bi gün derste dalmışım, postere bakıyorum… ö’retmen geldi, ne yapıyorsun diye kızdı sonra posteri yırttı. Çok üzülmüştüm...

Tuğrul : Ben de, resim dersinde Türkiye haritası çizin dedi ö’retmen... Benim canım sıkıldı, stad resmi çiziyordum. Geldi başıma, sen ne çiziyorsun? dedi, yırttı. Bende üzüldüm.

- Okul dışı zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?

Hasan : Boş zamanlarımızda arkadaşlarla ortak güvercinlerimiz var, onlara bakıyoruz. 9 tane güvercin, bi görecen abi siyah var beyaz var; hatta ben beyaz güvercinlerden birinin üzerine çuval kalemi ile çArşı yazdım.

- Niye yazıyorsunuz kuşun üstüne? Keske yazmasaydınız cocuklar.

Olsun abi bi şey olmaz, hem güzel oldu..

Habib : Güzel oldu abi getirelim mi?


-Boşverin, gerek yok cocuklar.

Üzerine çArşı yazdıkları beyaz güvercinlerinin gökyüzünde süzülüşünü seyrediyor çocuklar. Sonra aklımıza geliyor bu ülkede güvercinlere nasıl da kıyıldığı. çArşı bir beyaz güvercin gövdesinde –Barış- iken -kuşları da vururlar- diyoruz içimizden geçen bir hüzün ile.


- Sizi en çok üzen maçımız hangisi oldu?

Hasan : Liverpul maçından sonra hiç üzülmedim… Hep kazanacak değiliz ya…Okulda da beni kızdırmak isteyen olmadı, olsa döverim...

Tuğrul : Ben çok üzüldüm liverpol maçından sonra. Uzun süre kimse ile konuşmadım...

Habib : Beni de kızdırdılar okulda...Ben de, çelsi de sizi yenecek dedim ama onlar yendi. Olsun Valensiya yenecek dedim sonra; ben de onları kızdırdım.

- Sınıflarınızda Beşiktaş’lı arkadaşlarınız var mı?

Habib : Benle beraber 3.

Tuğrul : Benle beraber 2

Hasan : Bizim sınıfın kızlarının çoğu Beşiktaş’lı.

- Maç yapıyor musunuz?

Habib : Mahalle maçları yapıyoruz.

-Hangi mevkii de oynuyorsunuz?

Hasan : Eroğlu Spor’da oynarken Beşiktaş’la maç yaptık, 2.1 yendiler bizi. Orta kesicileri çok iyi oynuyordu. Ben de Beşiktaş’ta oynasam, sağ kanat oynamak isterim

Habib : Sol kanat, sağ kanat oynarım vallahi.

Tuğrul : Ben Eroğlu Spor’da yıldız takımında oynuyorum. Şimdiki mevkiim forvet arkası ama sol kanatta da oynarım.

-Solak mısın ?

Yok ama sol tarafta oynatıyor hoca beni, iyi de oynuyorum.

Habib : Takımımızın ismi TAŞ Spor genelde beşe beş oynuyoruz. Kolasına oynadığımız maçlarda kavga çıkıyor, yenilince kolamızı almıyorlar, bizde dövüyoruz.

Hasan : Kaleler 15 ayak.10 kişilik mahalle maçı yaptığımızda 4-4-2 oynuyoruz. Defansdaki 4 kişi hiç çıkmıyor, orta sahada şeytan üçgeni kuruyoruz, ilerde de 2 forvet.


- "orta sahada şeytan üçgeni" dedin ama 4 kişi var orada, nasıl olacak?


Tamam işte şeytan dörtgeni kuruyoruz!

7 yorum:

stalker dedi ki...

enfes yahu bu! zeytinburnu'ndan yükselen beşiktaşk'a kurban olam.

Birhan Metin dedi ki...

Haksızlık ama, böyle bitecek mi? Devamı varmı? Lütfen -lütfen yarım bırakılmasın

Birhan Metin dedi ki...

Habib
Tuğrul
Hasan

Yarınlarımızın barış güvercinleri, kara kartallarımız, yüreğimize güvercin kursağında su taşıdınız. Ulan ne harika çocuklarsınız.

Adsız dedi ki...

Güzel röportaj

ÇARŞI HAYRANI HABİB dedi ki...

MERHABA BEN HABİB ÇOK GÜZEL OLMUŞ ELİNİZE SAĞLIK




ÇARŞI

Adsız dedi ki...

yahu ne güzel okuyorduk kısa kesmişsiniz :)

nefer dedi ki...

ÇARŞI HAYRANI HABİB dedi ki...

MERHABA BEN HABİB ÇOK GÜZEL OLMUŞ ELİNİZE SAĞLIK




ÇARŞI

23 Haziran 2008 Pazartesi 14:33
-----------------------------

Habib. Asıl siz çok güzel olmuşsunuz canım kardeşim benim.
Öpüyorum yanaklarınızdan zeytinburnunun genç kartalları.